TARİH ÇALIŞMALARI

TARİH  ÇALIŞMALARI

Tarih, vakıalar ilmi olarak devirler silsilesi içinde insanlık hayatını yeniden kurma ve canlandırmayı amaçlayabilir. Bir ilim olarak tarih, insanların zaman ve mekan itibariyle geçirdikleri gelişmeleri sebep-sonuç ilişkileri kurarak araştırır ve değerlendirir.
 Tarih, gelişmeleri sebepleri ile birlikte izah etmesi bakımından en faydalı bir kaynak, en sağlam bir hazinedir. Tarih, gerçeklerin ortaya çıkmasına yarar. Atatürk'ün dediği gibi, ''Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır ''. Tarihi zengin bir millet, güçlü bir millettir. Manevi miraslara sahip bir millettir.

 Osmanlı tarih anlayışı içinde, Türk milleti tarihi zenginliklerden yoksun kalmıştı. Geçmiş ile olan bağları kopmuştu. Osmanlı tarih anlayışı, ümmet anlayışı idi. İslam tarihinde Türklerin İslamlıktan önceki tarihleriyle, İslamlığın yayılmasındaki büyük hizmetleri inceleme konusu olmuyordu. Tanzimat ile beraber, Osmanlı Devletinin ve hanedanının tarihi de öğretilmeye başlandı. Osmanlı halkını ortak değerlere kavuşturmaktan başka bir amaca yöneltmemişti. Bu eksik, hatalı tarih anlayışı , Türk Milletinin ağır ithamlarla karşı karşıya kalmasına sebep oluyordu.
 Büyük Atatürk milletimizi ve dünyayı eski ve hatalı bir tarih anlayışından yeni ve doğru bir tarih görüşüne götürmek, bu yolda araştırmalar yapmak için Türk Tarihi Tetkik Cemiyetini (sonradan Türk Tarih Kurumu adını almıştır) kurmuştur. Kültür alanında yeni bir tarih görüşünün ifadesi olan bu tezin esası şöyle özetlenebilir.
 Türk Milletimizin tarihi şimdiye kadar yazıldığı gibi yalnız Osmanlı tarihinden ibaret değildir. Türkün tarihi çok daha eskidir ve temasta bulunduğu milletlerin medeniyetleri üzerine tesir etmiştir.
 Osmanlı Devletinin ümmet tarihi anlayışından, Türk Milletinin kendi adını taşıyan tarihe kavuşması, millet tarihi anlayışını kabul etmesi zorunlu idi. Millet tarihi anlayışını gerekli kılan özel sebepler şunlardır .
 1.Türklerin sarı ırktan olduğuna dair dünyaca yazılmış olan yanlış bilgiler.
 2.Türklerin sarı ırktan gösterilmesinin bir sonucu olarak medeni kabiliyet ve istidattan yoksun olduğu yolundaki hatalı görüş ve iddialar ,
 3.Türk toprakları üzerinden yabancıların tarihi iddiaları, Aleyhimizde kullanılan silah hep gerçeğe aykırı şekilde
 yazılan, değiştirilen tarih idi, Tarihimizi gerçek yapısı ile ortaya koymak, Türklük ve ata yurdu hakkında gerçek tarihi bilgileri kamu oyuna duyurmak, Türk Tarihi araştırmalarının amacı idi.
 Tarih ile ilgili çalışmalar, memleket içinde ve dışında milli tarihimizin zararına olarak yazılan yabancı tarih görüşmelerinden sıyrılıp kurtulmak, tarihimizin gerçek niteliğini belirtmek amacıyla yapılmıştır,
 Amerika'nın Türkiye büyük elçisi General Charles H Sherill, bu çalışmaların amacını ve Atatürk'ün oynadığı büyük rolü şöyle ifade ediyor ,' Mustafa Kemal cesareti kırılmış millete liderlik edebilmek için bütün döküntülerin arasından kartal gibi yükseldiği zaman ihtişamlı bir ileri görüşle ilk yapılacak işin ''Türkleri yenibaştan Türkleştirmek'' olduğunu tespit etmişti. Türk milletinin yenibaştan, yüzlerce yıllık tarihinden büyük zaferlerin kazanıldığı zamanlarda olduğu gibi, Türk kardeşliği halde gelebilmesi için, Osmanlı haritası içinde bulunan kalp madenleri atmak ve asıl cevheri ortaya çıkarmak gerekiyordu,
 Ve böylece Türkiye kendi özünü bulduktan sonra, öyle bir inkılap yapmalıydı ki son zamanlarda beliren Osmanlı idaresizliğini ve beceriksizliğini anlatan bugünkü yazılı tarihlerin yerini, Türk nesillerine ilham verecek bir surette düzenlenmiş ve eski zaferlere ait menkıbeleri en doğru şekilde anlatan gerçek eser , tarih olsun.
 Prof Fuat Köprülü, tarih çalışmalarında Atatürk'ün önemli kişiliğini belirterek, milli tarihi çalışmalarında önem verdiğini onu, teşvik ve koruduğunu açıklayarak,' '' Milli tarihi yabancıların gözleriyle görmenin, daha doğrusu, onların gösterdikleri şekilde anlamanın bir millet için ne büyük gaflet olduğunu Atatürk büyük dehasıyla çok iyi biliyordu, Bunun için, maddi ve siyasi istiklale kavuşturduğu milletin manevi ve ruhi istiklale de kavuşturmak için memleketle tarih tetkiklerinin inkişafına büyük bir ehemmiyet verdi. Ve işte Türk Tarih Kurumunu bu maksatla kurdu" demektedir.
 Hasan Cemil Çembel'e göre Ata tarihte ilk defa tarihte bir devlet reisi olarak kendi Milli tarihini, insanlık tarihi içinde, bir birlik içinde görerek milli ideallerin yanında insanlık ideallerine değer veren insandır. 0 beşer kültürünün prehistoriadan zamanımıza kadar sürüp gelen ve ilk müşterek menşeini Orta Asya ' dan kalan on binlerce yıllık tarihi Vahdettin'i ve Türk ırkının bundaki yaratıcılık ve yayıcılık rolünü tarihte ilk defa bu kadar canlı ve inanlı gözlerle gören ve bunu yeniden bir daha tahakkuk ettirilmesi lazım, hakiki bir ideal olarak Türk Milletine ve bütün dünyaya işaret eden insandır. İlmi araştırmaya dayanan Türk Tarih Tezi ile tarihimiz gerçek karakterini kazanma imkanı bulmuştur.
  Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Tarih Tezi ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır ; ''Bence, Ata'nın böyle bir müesseseyi (Türk Tarih Kurumu) kurup ona her teşebbüsün fevkinde bir kıymet ve ehemmiyet verişinin, ölüm yatağında bile onun devam ve bekasını düşünün başlıca saikı münhasıran ilmi bir hareketi teşvik kaygısından ziyade milli şuuru, milli gururu ve Türk milletinin kendi nefsine emniyet ve itimadını takviye etmek endişesidir ''.
  Ata Tarih Tezi ile Milli Tarihimizin hudutlarını enginleştirmek hareketi ile hem Kemalist inkılabın en şümullü bir izahını yapmak, hem bu inkılabın kökleri üstünde yaşadığımız toprağın en derin tabakalarına saptamak, hem de Türk milletinin asaletini şüphe getirmez becerilerle ispat etmek istemiştir.

ATATÜRK  SAYFASI