|
Ermeniler, Bizans zamanında olduğu gibi ağır vergiler altında
ezilmemiş, siyasi maksatlarla ve haksız olarak sürgüne gönderilmemiş,
dini yapılarına zarar verilmemiş; inançlarının gereklerini
istedikleri gibi yerine getirebilmişlerdir.
Yüzyıllar boyunca Osmanlı idaresi altında yaşamış olan Ermeniler,bu süre
içinde toplumun bir parçasını oluşturmuşlar , çeşitli devlet görevlerinde
bulunmuşlardır.İçlerinden bir çoğu da ticaret, musiki,edebiyat, mimari
vs. gibi alanlarda önemli işler başarmışlardır.Sosyal ve iktisadi hayatta
kazanmış oldukları bu statü sayesinde, Türkler’le rahatça uyum sağlayarak
, en nüfuzlu reaya konumuna sahip olmuşlardır. Öyle ki görev yaptığı
yıllarda Ermeniler’in Osmanlı Devleti’ndeki durumunu gözlemleyen Alman
Generali Moltke, onlar için şu değerlendirmeyi yapmıştır:”Bu Ermeniler’e
hakikatte Hırıstiyan Türkler denilebilir. Rumlar’ın kendi benliklerini
korumalarına rağmen ,Ermeniler Türk adetlerini ,hatta dilini benimsemişlerdir.Bir
Ermeni kadınını sokakta bir Türk kadınından ayırmak mümkün değildir”.Bu
konumları ile Ermeniler’in” Sadık Millet “ olarak vasıflandırıldıkları
da bilinmektedir.
Ermeniler’in,bütün bu avantajları elde edebilmeleri ,Osmanlı Devleti’nin
kendilerine sonsuz bir himaye ve lütuf göstermesi sayesinde olabilmiştir.Gerçekten
de Osmanlı Devleti, kuruluş döneminden itibaren Ermenileri iyi niyetle
himayesine almıştır.Onlar da Osmanlılar’a sığınmış , sadakatten ayrılmayacaklarına
dair yemin etmiş bulunduklarından , diğerlerinden ayrı tutulmuşlardır.
Mehmet ERSAN:Türk
Yönetim Tarzı, Ermeniler’in Türk İdaresini Kabulü ve Kendilerine
Tanınan Haklar S:5-10
ERMENİLER
SAYFASI
|