DEMİRBAŞ ŞARL'IN  TÜRKİYE'YE  MUHACERETİ

Kuzey komşumuz  Rusya’nın   kurulduğu   günden  beri  en  büyük   hedefi   bir  taraftan   Karadeniz  kıyılarına  inmek,   bir  taraftan  da  Batlık   Denizi’ne  açılmaktı.Deli  Petro  idaresindeki   Rusya’nın   Baltık  Denizi’ne  açılması  için   İsveçliler’le  savaşması,  Karadeniz  kıyılarına  açılması   için de Osmanlı  Devleti  ile  savaşması  gerekiyordu.

Rus  çarı  Deli  Petro,  İsveçle  yapılan  savaşlarda   sürekli  yenilmiş  fakat   yılmamıştır.”Yenile  yenile  yenmesini   öğreneceğim”  meşhur  sözü   bu savaşlar  dolayısıyla   söylemiştir.

1709  Poltova  Savaşı’nda   Deli  Petro  hedefine  ulaşır  ve  İsveçlileri  yenmeyi  başarır.İsveç  Kralı  Demirbaş  Şarl  ve  maiyetindekiler  Ruslar’a  esir  düşmemek  için   Osmanlı  topraklarına  doğru   kaçmaktadırlar.

Kralın  yanındaki  İsveçliler’in  1500-2000  kadar   olduğu  tahmin  edilebilir.Mezapa’nın   tavsiyesi  üzerine Bender’e  değil  de   daha  yakın  olan Özi  Kalesi’ne  gitmek  kararlaştırıldı.Bu  takibin  bilhassa  Rus takibatından   kurtulmak  amacı  ile   alındığı  anlaşılıyor.

Kral 16 Temmuz’da  erkenden  Özi  Paşasının  yanına  gitmek için Stanislas Poniatowstiy’i   memur  etti. Poniatowstiy,  Özi  Paşasından   Kralın  Osmanlı  toprağına   girmesi  için  müsaade   isteyecekti.

Bu  sırada  Özi Paşası  cebecibaşılıktan  çıkma Abdurrahman  Paşa  idi.Paşa İsveçliler’in Aksu  ırmağını  geçerek  Osmanlı   topraklarına  sığınma  isteğine  şöyle  karlılık  verir.”Fakat  buna  rağmen İsveç  Kralı’na   ve maiyetine nehri  geçmeye  müsaade  edemem.Çünkü  Moskoflar  sizleri  takip  ederken  Osmanlı  topraklarına  girerse   padişah  huzurunda   nasıl  cevap  veririm?”.Paşa   sözlerine  şunları  ilave  etti  “Vaziyeti İstanbul’a  bildirir  ve alınan  cevaba  göre  hareket  ederim”.  Demek ki  Özi’den  İstanbul’a  bir  mektup  yazılacak   ve bunun cevabı  gelinceye  kadar  Kral  ve  onunla  gelen  herkes Aksu  nehrinin öbür  tarafında  bekleyeceklerdi.Fakat  Rus  kuvvetleri  ya  bu  gün  veya  ertesi  gün   muhakkak kralın  bulunduğu mahale   gelmiş  olacaklardı. Poniatowstiy,  bu  vaziyet  karşısında  ikinci  bir  vasıtaya   baş vurmaya  karar  verdi.

Poniatowstiy,  uzun  zaman  Macaristan’da   kaldığından  Şark memleketleri  insanlarının   psikolojisini  iyice  tanıyordu.Osmanlı  memurlarını  ve  yüksek  kumanda   azalarının   bir  çoğu  cahil  olduklarından   yolsuz  hareketlerde  bulunmaya,  bilhassa  rüşvet  almaya temayülleri  vardı.Hele  hudut  kalelerindeki  başbuğlar  istedikleri  gibi  hareket  edebileceklerini   zannediyorlardı.Bunlar  her  fırsattan  istifade   ile   şahsi  menfaat   ve  servetlerini  çoğaltmak  yolunda   gayret   sarf ediyorlardı.Çünkü  buralarda  onları   kontrol  eden  kimse  yok  gibiydi. Poniatowstiy  de  doğruluktan  bir  şey  çıkmadığını   görünce   eğri  yola  saparak   işi neticelendirmek  istedi.

Poniatowstiy,  Kralın  Ruslar’ın  eline  esir  düşmesini   önlemek  için Özi  Paşasına “Eğer Paşa,  Kralın  ve  adamlarının   nehri  geçmesine   müsaade  eder  ve  yardımda  bulunursa ,  Paşa’nın  bu  hizmeti   Kral  tarafından   mükafatsız  kalmayacağını”  söyledikten  sonra Kral  tarafından  Paşa’ya  2.000  altın   takdim  edileceğini   ilave  etti.

Bu  suretle  Abdurrahman  Paşa,  ikibin  altın  mukabilinde İsveç  Kralı’nın Osmanlı  Devleti  toprağına   ayak  basmasına  müsaade  etmişti.

Aynı  gün  öğleden  sonra hakikaten  Özi  Kalesi’nden  “Sultaniye”  adını  taşıyan Türk  kayıkları  erzakla  dolu  olduğu  halde İsveçliler’in  bulunduğu  mahale  gelmişlerdi.Bu  suretle   İsveçliler  ve  Kazaklar   yiyecek  tedarik  edebilmişler  ve en  mühimi  nehri  geçmek  için   bir  vasıta  elde  etmişlerdi.fakat  17  Temmuz  günü artık  sona  ermişti.O  gün   gayet  az  miktarda  İsveçli geçebilmişti.İsveçlileri  kayıklara   bindirmeden  önce  bir  “hile”ye  başvurulmuştu.İsveçliler  güya   zorla  kayıklara  binmişler   ve  zapt  ederek  nehri  geçmeye   başlamışlardı.Bu  suretle  Abdurrahman  Paşa  herhangi  bir  vaziyet  karşısında  mesuliyetten  kurtulmuş  oluyordu.

18  Temmuz  günü 12. Karl   maiyeti  ve kançılaryası  ile Aksu  Nehri’ni  geçip  Osmanlı  topraklarına  sığınmış    bulunuyorlardı.

Akdes Nimet  KURAT:İsveç  Kralı  12.Karl’ın  Hayatı  ve  Faaliyeti

 

OSMANLI  TARİHİ