|
ENVER PAŞA'NIN MEKTUBU
Sevgili Necibe;
Senin yazdığın o son mektubu aldım.Onu daima kalbimin üstünde taşıyacağım.Senin
o sevimli, tatlı yüzünü her ne kadar görmem şimdilik mümkün değilse de,
nazik parmaklarının bu mektubun kelime ve satırlarını nasıl dizdiğini
hayal ediyorum.Bunlar bir zaman benim saçlarımı tarayan, yine o nazik
parmaklar (değil mi) idi. Oysa ben şimdi senden çok uzaklarda bir kan
ve ateş deryasında kahramanca çarpışmaktayım.Bu ise senin ince kalbini
üzmektedir.
Sen yazdığın mektubunda (bana sitem etmiş) kılınç ve harbi sevdiğim
kadar hiçbir şeyi sevmediğimi yazmışsın.Söylediğin pek yalan değil.Ben
hiç bir şeyi değil sadece seni seviyorum diyemem. (Desem de yalan olur).
Fakat sen de bilirsin ki benim hakkımda yanlış propagandalar yapan bir
kısım bedbahtların iddia ettikleri gibi, ben bu uzak diyarlara servet
aramak , zengin olmak veya kendi hakimiyetimi kurmak için gelmedim.Gerçekte
beni senden koparıp buralara kadar sürükleyen Cenab-ı Hakkın omuzlarıma
yüklediği kutsi bir vazifedir.
bu ise cihat vazifesidir.Bu öyle ulu vazifedir ki ona niyet edenleri
bile (yapmasa dahi)ilahi cennete girmeye hak kazandırır.Allah (C.C)'a
hamd olsun ki ben sadece cihada niyetle yetinmiyorum.Her ne kadar senden
ayrı kalmak , senin sevginle çarpan kalbimi paramparça etmekte ise de,
bu uğurda böyle büyük bir imtahan vermekten mutluyum.
Şu fani dünyevi şeyler içinde , senin sevginden başka benim irademi sarsan
hiç bir şey yoktur.Fakat Allah (C.C)'a şükürler olsun ki Allah (C.C)'a
emrini yerine getirmede sana olan sevgime dahi boyun eğmedim.Bundan senin
de ayrı bir mutluluk duyman gerekir.Senin öyle hayat arkadaşın var ki
onun sana olan aşkını Allah (C.C)'a olan aşkına feda edecek kadar kuvvetli
bir imanı vardır.
Her ne kadar kadınlar üzerinde bil fiil kılınçla cihat etmek farz kılınmamışsa
da onlar kendilerini bu ilahi görevden muaf tutamazlar.Senin cihat etmen
ise bütün dünyevi şeylerden yüz çevirip Allah (C.C)'a yönelmen, onu sevmendir.Bir
de benim cihat azmimin daha kuvvetlenmesine yardımcı olmandır.
Ve bir kere daha söylüyorum! Sakın sen kocan bu harp meydanlarında sağ-salim
kurtulup gelmesi için dua etmeyesin. Bu bir nevi kendini düşünmek olur
ki,Allah (C.C) da bundan memnun olmaz.Sen Allah (C.C)'a (önce) kocanın
yaptığı hizmetleri kabul buyurması için dua et ki, muzaffer bir komutan
olarak dönsün veya şehitlik mertebesine ulaşsın.
Sevgili Necibe! Bir kere düşün, bu baş öyle ki; senin her zaman çok yakışıklı
dediğin bir baş , bu vücudun öyle ki; senin göz önünde melekler kadar
masum ve bütün askerlerden daha heybetli olan bu vücuttan koparılmış
(kanlar içerisinde şehit olmuş) bundan daha büyük bir mazhariyet var
mıdır ki?
Hayat kısa, ölüm ise mukadderdir.Öyleyse ölümden korkmak niye, bir kimse
rahat yatağında ölmektense şehit olarak ölmeye niye gayret etmesin?halbuki
şehitlik mutlak ölüm (yokluk) değildir.O yeni bir hayata hem de ebedi
bir hayata kavuşmaktır.
Bu arada benim senden ilk isteğim çocuklarımın da benim (askerlik) mesleğimde
yetiştirilmesi ve onların da vakti zamanı gelince İslam'a hizmet için
harp meydanlarına gönderilmesidir.
İkinci bir arzum daha vardır.O da Mustafa paşa ile ilgilidir.Onun başarıya
ulaşması için mümkün olan hiç bir yardımı esirgeme.Zira Allah (C.C) onu
bu memleketi düşmanlardan kurtarmak ve korumak için seçip göndermiştir.
Pekala sevgilim, artık size Allah (C.C)'a ısmarladık diyorum.Allah (C.C)
bilir, kalbimin içinde kaynayıp gelen bir ses sana bir kere daha böyle
bir mektup yazamayacağımı söylemektedir.Kim bilir....belki ben hemen
yarın, şehitler zümresine katılacağım. Bak! Benim ölümüme sakın üzülmeyesin,
sabırlı ol!Hele bir düşün , benim şehit olmam senin için ebedi bir iftihar
kaynağı olacaktır.
Necibe! Şimdi senden ayrılma zamanı geldi, şu anda sanki seni kucaklar
gibiyim.Allah (C.C) nasip ederse seninle bir daha ayrılmamak üzere Cennet-i
ala'da buluşacağız.Haydi Allah (C.C)'a ısmarladık
Seni Seven
Enver Paşa
OSMANLI TARİHİ SAYFASI
|