SOKULLU'NUN ŞAHSİYETİ
Türk Osmanlı tarihinin en ünlü vezirlerinden
Sokullu Mehmet Paşa, bîr Boşnak devşirmesi olarak Saray'a alındı. Burada
Öğrenim ve eğitim gördü. Birçok Saray hizmetlerinde bulunduktan sonra,
Barbaros'un yerine, hiç anlamadığı kapdân-ı deryalık makamına getirildi.
Sonradan vezir oldu. Veliaht - Şehzade Selim'in büyük kızı Ismihan
Sultan'la evlendi. Kanunî'nin son yıllarında sadrazamlığa yükseldi
Yasça kendisinden küçük olan kayınpederi II. Selim tahta geçince, yeni
hükümdarı sindirecek bütün tedbirlere baş vurdu. II. Selim'in bütün
saltanatı boyunca, imparatorluğu, tam bir diktatör yetki ve davranışıyla
yönetti. III. Murat tahta çıkınca, kudretli eniştesini, iktidar makamında
bırakmaya mecbur kaldı. Ancak bu devirde artık Sokollu'nun muhalifleri
büyük güç kazanmışlardı. Bu muhalefet, III. Murat tarafından alttan
alta iyice desteklendi.Padişahın hocası olan müstakbel Şeyhülislâm
Sâdeddin Efendi, padişah musahibi İsfendiyâroğlu Vezir Şemsî Faşa gibi
devlet adamları, III. Murat’ı Sokollu'ya karşı harekete
geçirmek istiyorlardı. Bîr defasında Şemsî Paşa, hükümdarı şu sözlerle uyarmıştı: "Vezîr-i
azanımıza inanman! Size arz eylediği ahvâli doğru söylemez. Halkın
işleriyle bizzat mukayyeed olmanız, işleri vezire bırakmamanız münâsibdir!" Ancak
Sokollu taraftarları da kudretliydi. Artık ihtiyarlayan Sadrâzam, büyük
bîr servet edinmişti. Yıllık geliri bugünkü satmalına gücüyle aşağı
yukarı 600 milyon TL.'na yükselmişti, ölümünde bıraktığı servet, bugünkü
parayla 9 milyar TL. olarak hesaplanmıştır. Sokollu gibi bir devletlinin
devrinde yaşayan birçok tarihçi, şüphesiz bu veziri göklere çıkarmışlardır.
Fakat Âlî gibi çok büyük ve Sokollu'yu şahsen tanıyan bir tarihçi de
onu yerin dibine batırmış ve şiddetle tenkit etmiştir. Sokollu'nun
küçük yeğeni olan tarihçi Peçevî İbrahim Efendi bile, eserinde Sokollu'yu
yer yer kınamıştır. Peçevi, eserini Sokollu'nun ölümünden çok sonra
yazdığı için, tarafsız bir tarihçi sıfatıyla bu tenkitleri yapabilmiştir.
Tarihini Sokollu'nun hayatında kaleme alsaydı, böyle davranabileceği
çok şüpheliydi. Büyük tarihçi, eserinin bir yerinde, kendisinin de
mensup olduğu Sokolluzâdeler'den şöyle bahseder: "Kendi akraba
ve yakınlarını ileri çektiğinden gayri Sokollu ailesinden iki sâhib-devlet
vezîr-i âzam olmuş ve beş devletlü dahî vezâret rütbesine ermiştir
ve on kimse vardır ki Beylerbeyilik unvanın bulmuştur; ümerâ ve şâir
ayan mazbutumuz değildir."Modern tarihçiler de umumî
olarak Sokollu'yu göklere çıkarmayı âdet edinmişler, bu konudaki kliğe
fikirleri birbirlerinden almışlar, fakat olayların akışı içinde Sokollu'nun
durumunu incelemeye ve çözümlemeye lüzum görmemişlerdir. Çok garip
bir davranışla devrin Türk Cihan devletinin eşsiz kudretinden doğan
bütün basanlar Sokollu'ya mal edilmiş, bazı başarısızlıklarsa devrin
hükümdarlarına, bilhassa II. Selim'e yüklenmiştir. Halbuki Sokollu'nun
iktidar yıllarındaki başarıların çoğunu. Selim ve III. Murat’ın
sadrâzama karşı tutumlarıyle gerçekleşebilmiştir. Kıbrıs'ın fethi inisiyatifi
ve şerefi, doğrudan doğruya II. Selim'e aittir. Sokollu, Kıbrıs'ın
fethine şiddetle muhalifti. Çünkü bizzat sefere çıkmadığı için, Kıbrıs
fâtihliğini kazanacak paşanın kargısına rakip olarak dikilmesinden
çekiniyordu, İnebahtı bozgununun birinci derecede sorumlusu, donanmaya,
ne bahasına olursa olsun taarruz fermam gönderen Sokollu'dur. Kaptân-ı
Derya harp meclisinde taarruza geçmezse sadrâzamın başım kestireceğini
açıkça söyemiştir. Astırhan'm fethi ve Don-Volga kanalı gibi devletin
geleceğiyle ilgili son derece önemli bir teşebbüsü Sokollu, maliyecilikten
yetişmiş üçüncü sınıf bir devlet adamına vermiştir. Bütün bunlar, Sokollu'nun,
iddia edilegeldiği gibi büyük bir diplomat ve dehâ sahibi bir devlet
adamı olduğunu gösterecek deliller değildir.Sokollu, Kanunî devrinde
yetişmiş vezirler arasında, ancak orta çapta bir devlet adamı ve komutan
olarak kabul edilebilir. Zeki olduğu kadar kurnaz, haris ve icabında
zalim olmasını bilmesi. Yeniçeri Ocağı'na dayanarak birtakım devlet
adamlarıyle beraber muhaliflerine ve hattâ iki hükümdara karşı cephe
alması sayesinde 14 yıl, 3 ay, 15 gün gibi uzun bir müddet iktidarda
kalmıştır. Esasen mesele çıkarmaktan hoşlanmayan enerjik bir şahsiyet
olmayan II. Selim, daha tahta oturduğu günlerde Yeniçeri patırtısıyla
gözü korkutulduğu için, Sokollu'yu azletmeyi düşünmemiştir. Halefi
olan oğlu, genç ve nispeten enerjik olduğu için bunu düşünmüş, fakat
Sokollu taraftarlarının kudretinden, ürkmüştür. Onun için eniştesini
açıkça azletmek yerine, bir suikast düzenlemeyi daha uygun görmüştür.Sokollu,
12 Ekim 1579 günü Dîvân-ı Hümâyûn toplantısından çıkarken deli olduğu
iddia edilen bir Boşnak dervişi tarafından hançerlenmiştir. Sokollu
bir defa hayatını kaybedince de Yeniçeri Ocağı, lüzumsuz bir ayaklanma
yerine, işbirliği yapacak yeni vezirler aramayı tercih etmiştir.
OSMANLI TARİHİ SAYFASI