|
MİNA URGAN:BİR DİNAZORUN ANILARI
1916 yılında İstanbul'da doğdu.Babası şair Tahsin Nihat'tır. Annesi
Şefika Hanım, üvey babası Falih Rıfkı ATAY’dır.
Eskiden bir kızla delikanlı birlikte dans ederlerdi.Bu danslardan bazıları
örneğin tango hafifçe şehvete dönüşürdü neredeyse.Zaten yaşlı bir Fransız
devlet adamı, galiba Clemenceau, tangoyu ilk seyrettiğinde "çok
güzel ama neden ayakta" demiş. Şimdiyse şehvetin en ufak bir izi
bile kalmadı ortada.(S:23)
Sparta'da 12-13 yaşında çocukların önünde köleleri zorla sarhoş ederlermiş.Ağızlarına
huniler koyup, şarapları boca ederlermiş gırtlaklarına.Zavallı kölelerin
ne kadar abuk sabuk sözler söylediklerini, birbirleriyle kavga ettiklerini,
nasıl yerlere yıkıldıklarını, sözün kısası nasıl rezil olduklarını acımasız
gözlerle seyreden çocuklar , sarhoşluktan tiksinmeyi, ölçülü içmeyi
öğrenirlermiş böylece.
Vaktiyle Afrika'da bir yamyam kabilesinin törensel bir ağacı varmış.Yaşlılar
bu ağaca tırmanabildikleri sürece kabilenin en değerli kişileri sayılırlar,
büyük saygı görürlermiş.Ama ağaca tırmanamayacak duruma gelince herkes
toplanıp bir şölen düzenler ihtiyarı bir güzel pişirip yerlermiş.Sevdikleri
tarafından bir şölenle yenilmek düşüncesi bana ayrıca hoş geliyor.(S.64)
Eskimoların, ihtiyarları buzlar arasında ölüme terk etmeleri yada eskiden
Japonların yaşlı annelerini karlı bir ormanda bırakmaları da fena değildir.
Portekiz'i yıllarca yöneten diktatör Salazar 3F sayesinde ülkesinde
egemenlik hakkını sağlamıştır.Bu üç F’den;
- Birincisi FADO (Portekizliler'in bizimkinden kat kat daha güzel olan
arabesk müziği),
- İkincisi FATİMA yani din (Çünkü 1917'de Fatima adlı bir köyde Meryem
Ana üç küçük çocuğa sözde görünmüş ve orası bir haç yeri olmuştur),
- Üçüncüsü de FUTBOL’dur.(s:143)
YAZILAR SAYFASI
|
|